|
|
30 October
|
|
|
VATAN SİZE MİNNETTARDIR NUR İÇİNDE YATIN
MİLLETİMİZİN BAŞI SAĞOLSUN
Yazıklar Olsun Bu Türküm Diyen Topluma Bu Kadar Duyarsızlık Olmaz
'' UTANIYORUM '' TÜRKLÜĞÜM'DEN VE SİZLERDEN.....
Soysuz köpekler yine boş durmuyorlar vatan evladını şehit ettiler. Bizler için toprağa düşmüş olan bu kahramanlar için hiç olmazsa ruhlarına birer tane fatiha suresi hediye edelim...
Fatiha Suresi ' için tıklayınız.
Allah tetör örgütü üyeleri ve onların avenelerini kahru perişan eyleyip oyunlarını bozsun. amin.
ÜLKEMİZE UZANAN ELLER KIRILSIN
ALLAHIM SEN DOĞRUNUN YANINDASIN
04 Ekim 2008 / 09:58
PKK Hakkari Aktütün Karakoluna Saldırdı. Hain Saldırıda 15 Mehmetçik Şehit Oldu
Genelkurmay Başkanlığı, Hakkari'nin Şemdinli İlçesinde bulunan Aktütün Jandarma Sınır Bölüğüne bölücü terör örgütünün Irak'ın kuzeyinde bulunan unsurları tarafından dün yapılan saldırıda, 15 güvenlik görevlisinin şehit olduğunu, 23 teröristin etkisiz hale getirildiğini, 2 uzman erbaş ile de henüz temas kurulamadığını bildirdi.
HATIRLAYINIZ 1 SENE ÖNCE 21 EKİM 2007 DAĞLICA BASILDI 15 ŞEHİT 9 KAYIP VE YARALI ASKERLER VERDİK
1 SENE DE NE DEĞİŞTİ HİÇBİRŞEY!OLAN FİDANLARA OLUYOR HERŞEY YİNE KALDIĞI YERDEN DEVAM EDİYOR KÜRT AÇILIMINI İSTEYEN İNSAN KAN AKITMAZ CAN YAKMAZ...



TEPKİNİZİ GÖSTERİN ! ! !
SUSMAK FAYDA DEĞİL !
BİR GÜN O ATEŞ SİZİN DE OCAĞINIZA DÜŞEBİLİR !
TERÖRE MADDİ VE MANEVİ DESTEK SAĞLAYANLARDAN HESAP SORUN !
TERÖRDEN MADDİ RANT SAĞLAYAN HÜKÜMETLERDEN DE SANDIKTA HESAP SORUN !
21 EKİM DAĞLICA BASKINI & ASKERİN BAŞINA ÇUVAL GEÇİRİLME
TÜRK MİLLETİ OLARAK BİZİM AYIBIMIZDIR
BU ÜLKEYE ATATÜRKTEN SONRA GELEN HÜKÜMETLER ÜLKENİN ÇIKARLARI DOĞRULTUSUNDA HARAKET ETMEMİŞLERDİR
BU İHANETİ YAPANI BULUP BAŞTA ONA HESAP SORMALIYIZ.
KARANLIK BİR TÜRKİYE İSTEMİYORSAN TEPKİNİ GÖSTER.
MİLLİ MAÇLARDA NASIL SOKAKLARA DÜŞÜYOR SİLAH SIKIYORSANIZ ŞEHİT HABERLERİ GELİNCE NİYE SUSUYORSUNUZ !
NEDEN AYNI TEPKİYİ GÖSTERMİYORSUNUZ?
BU KADAR MI UYUTULDUK MAGAZİNLERLE MAÇLARLA !?
SAYGILARIMLA...
..
VATAN SANA CANIM FEDA
ETTEN DUVAR ÖRELİM GEREKİRSE BİZLERDE ÇIKALIM DAĞLARA AMA ANALAR AĞLAMASIN
YUVALAR DAĞILMASIN
BU TOPRAKLAR ÜZERİNDE YAŞAYAN GEREKSİZ MAHLUKATLAR ADINIZ PKK OLMUŞ
İNSAN DEĞİLSİNİZ SİZ YAŞADIĞINIZ TOPRAKLARA İHANET EDİYORSUNUZ
İNSALAH SİZLERİNDE ANALARI AĞLAR SİZLERİNDE EŞLERİNİZİN YÜREKLERİ DAĞLANIR.
YAVRULARINIZ BABASIZ KALIR .. SİZLER BUNU HAKEDİYORSUNUZ .BEDULARIN EN KÖTÜLERİNE BİLE LAİK DEĞİLSİNİZ ALLAHA HAVALE EDİYORUZ SİZLERİ...
|
|
|
|

SEVGİLİYE
Aslında Sana Söylemek İstediğim Çok Şey Vardı
Mesela; Keşke Bu Kadar Büyük Sevdirmeseydin Kendini... Neyin Bedelini Ödediğimi Bilmiyorum
Herşeye Rağmen Sana da Kızmıyorum. Kızamıyorum... Acım Durulduğunda Bir Şarkı Söylerim Belki
Belki O Zaman Anlarsın...
Bunca Hüzün Bizde İyi Durmadı Ve
Bu Ayrılık Bize Hiç Yakışmadı
NE HASTA BEKLERDİ SABAHI NE TAZE ÖLÜYÜ MEZAR NE ŞEYTAN BİR GÜNAHI
SENİN BENi BEKLEDİĞİKADAR....
MERHABA
Hiç düsündünüz mü yada bilen var mı içinizde "merhaba" ne anlama geliyor diye?...
Çok ilginç bir o kadar da hos ve sıcak bir anlamı varmıs meger...
"merhaba"aslında arapça kökenli olup "benden size zarar gelmez" anlamına geliyormus…
Çok hos degil mi?
Bunu ögrendikten sonra karsımdaki insana merhaba demek daha bir anlamlı...
Su an bu mesajı okuyan herkese benden MERHABA:)
Çocuk gibiyim bugünlerde... Her şeyden alınıyorum. Biri, azıcık içime dokunan bir söz söylese, ağlayacak gibi oluyorum. Sanki sonu olmayan kapkaranlık bir yoldayım da Çıkış arıyorum. GülüşLerim bir türlü yansımıyor dudaklarıma. Hep yarım, hep eksik günler yaşıyorum.....
Yüreğim ağır geliyor bana. Hayata karşı bir yenilmişlik bir boş vermişlik içindeyim. Oysa kent uzun zaman sonra güneşe açtı kucağını. Bense nereye gitsem gri bulutları Sürüklüyorum peşimden. Güneş bir benim içime doğmuyor nedense...
Gece yarılarında sıçrayarak uyanıyorum nicedir. Nicedir huzurla uyumanın ne demek Olduğunu unuttum. Yeni güne dayanılmaz kalp ağılarıyla başlıyorum. Tatsız tuzsuz Bir hayat işte...

29 October
Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi vazifen, Türk istiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur
ALLAH yolunda öldürülmüş olanlara ‘ölüler’ demeyiniz. Hayır onlar diridirler, fakat siz bilmezsiniz(bakara 153. ayet)
Al kanımla dalgalansın bayrağım
Bin can verem,vatan kalsın toprağım
Vatan sağ oldukça bil ki ben sağım
Ahmet şehit,Ali şehit,ben şehit.
Polisime askerime kurşun sıkanlar Terör olup kundaktaki cana kıyanlar Devletime bayrağıma öfke kusanlar Görülecek hesabımız var sizlerle Sabır taşı çatlasa bile
YA TAM SUSTURACAĞIZ YADA KAN KUSTURACAĞIZ!!!
Ne Mutlu Türküm Diyene!!
AĞLIYORUM BEN
Sana bir ağıt yazayım diyorum, Düğününde okusunlar. Kalemler elimde donuyor, Gözlerime bir buğu çöküyor. Sonra bakıyorum,kağıt ıpıslak, Yeniden başlıyorum, Sonuç değişmiyor. Sonra düşünüyorum, Ağlıyorum ben,ağlıyorum.
Düşümde sizi balayına götürüyorum, Ellerini ellerinde görünce,kıskanıyorum. Dudaklarını öpmüyor, sanki ısırıyor, Belki bana öyle geliyor. Sonra düşünüyorum, Belli kıskanıyorum ben,kıskanıyorum.
Geminin dümeninde ben, Düşlerinde eşini kaybetmiş dul, Aşıklar köşesinde, sen ve o meçhul, İnanmak istemiyorum, Fırtınalara doğru, Delice dümen kıvırıyorum. Bir çığlık geliyor senden, Sesini duyunca irkiliyorum.
Sana dönüp ölüme götürüyorum, Ölüme diye haykırıyorum. Yaşlı gözlerini gözlerime dikince. Acıyorum sana. Sonra birde düşünüyorum. Alçağım ben, alçağım...
Nurhan YAŞAR
|
*SENİ ÇOK SEVİYORUM*
Anılar karşımda dans eder gözlerin düşer yüreğime geceler sensiz gelir geçer sen şimdi uzak şehirlerde
Nasıl sevdim seni nasıl düştüm yangınlara nasıl sevdim seni nasıl kandım yalanlara
Aşkın başın almış durmaz yıllar geçiyor hasret dile gelmez yavrum dünya biliyor anlamadınki onca zamana rağmen şarkıların hepsi sana duy bak ne diyor
Seni çok seviyorum seni çok seviyorum ne olur dön gel bana seni çok seviyorum
 
Askere giden her vatan evladının kaderi olabilecek en yüksek mertebedir ŞEHADET... İşte onlardan herhangi biri için kaleme alınmış, gözyaşlarıyla yazılmış bir mektup...
Mehmet’im.. aslanım.. yiğidim..
Toprağa düştüğünün haberini aldım. Hain bir pusuda avlamışlar seni. Tıpkı geçenlerde tertiplerini yaktıkları gibi… Gecenin en karanlık bir vaktinde, Memleketin en kuytu bir yerinde. Nereden geldiğini anlamadığın kahpe ateşlerle, Yıkılmışsın yiğidim, ben de yıkıldım.
Annen doyamadı sana. Baban doyamadı. Bacın doyamadı. Nişanlın doyamadı. Sen doyamadın gençliğine yiğidim. Hayatın anlamını anlayamadan, Aramızdan ayrıldın. Hem de nerden geldiğini bilemediğin kahpe kurşunlarla, Yıkılmışsın yiğidim, ben de yıkıldım.
Biz şimdi arkandan, Seni arkadan vuranın kim olduğunu bulmaya çalışıyoruz. Tetiği çeken ‘kahpe’ malum elbette, Ama tetiği çektirenleri bir türlü bilemiyoruz. Düşmanı bilmek kolay lakin, Dost postuna bürünününce, seçemiyoruz.
Aslanım,
Allah sana makamların en kıymetlisini vaad ediyor. Cennet-i âlâ'da belki de önüne zemzemler konuyor. Gel gör ki biz burada kan kusuyoruz yiğidim. Etrafımızdaki herşey anlamsızlaşıyor. Bir uğultudur almış başını gidiyor. Söylenenlerden bir kelime bile anlaşılmıyor.
İhanetin derinliği başımızı döndürüyor yiğidim, Midemizi kaldırıyor. Haini, planını, stratejisini gördükçe, Başımız dönüyor, bakışımız bulanıyor. Masum göz yaşlarının üstüne timsahlarınki dökülüyor. Göz yaşlarını ancak kokusundan ayırıyoruz yiğidim. Bazıları ıstırap, bazıları ihanet kokuyor.
Yiğidim,
Sen şimdi bir köşkte, Misafirsin ötelerde. Bizse tarifi imkansız bir cenderede, Sıkıştıkça sıkışıyoruz. Bir yas var bugünlerde bizim mahallede. Herkes ağlıyor,herkes ağlıyor. Hepimiz ağlıyoruz.
AYAĞA KALK YİĞİDİM
Gece karanlığında, Bembeyaz soğuk karların içinde
Devrilmiş bir beden, yaşam mücadelesinde
Belki son çırpınışında, donmak üzere bir serçe misali
Yüreği ise aşkın ateşinde erimekte
Gözlerinin önünden, sevdikleri geçmekte
Kalk yiğidim kalk bunca sevenin hatırına kalk
Ayağa kalk ki heybetini görsün karanlıklar
Sen yüreğindeki bu ateşle gidemezsin
Sana verilen emeğin hakkına aya kalk
Ve nihayet karların arasından bir kaya sanki
Ağır adımlarla sıyrıldı beyazların arasından
Karanlıklar görsün işte senin heybetini
Aşkın ile silkelen bu yalnızlıktan
Bu sevgi sımsıcak sardı seni yüreğinden
Bu sevgi bağladı seni gönülden
Sırası geldi artık ayrılık vakti yiğdim
Ne oldu neden üzgünsün konuş yiğidim
Onu son görüşümdü, ay ışığından uzak, karanlık bir gecede
Gözlerim, dolunay kadar güzel yüzünde
Fırtınayı atlatmış bedenim, yorgunluktan bitap
Son rüzgar ile ayrılıyorum bu diyardan
İçimde bir hüzün bir hasret doğuyor
Sanki son görüşüm.
Bekle beni sevdiğim vurgunum sana
Kaybetme ümidini
Ve yine ilkbahar rüzgarlarıyla sana kavuşmaya geleceğim
Hiç ayrılmamak üzere
Sanki bir vurgun yedim ondan uzakta
Sessiz ay ışığından uzakta bir bahçede
Rüzgarın saçlarımı okşayışını hissettim
Dudaklarından aşkını terkini duydum
Şimdi sen söyle
Ölümün sıcaklığını hissettiğim şu yürekte
İçimdeki bu ateşi dindirecek var mı bir bildiğin
Yiğidim yüreğinde kor alevlerle erit o cevheri
Kırılmaz bir kılıç ol
Karanlığı kes en derin yerinden
Doğacak yeni bir ışık var onu bekle yüreğinde
Rabbine olan aşkın ile bekle
Seni sevenler hatırına bekle
Son deminde hayatın en güzel çiçekleri açacak senin için
Sabreyle yiğidim o ateş ile kurtuluşa ereceksin.
Ve nihayetinde sevdiklerinle buluşacaksın.
Sen ki onu sevdiğinden
Sen ki yüreğin ile insanı sevdiğinden
Hakkını ona helal et yiğidim
YAZARI: YASİN DEMİRER
10 March
Her "bazen"in bir zamanı vardır
Bazen yorar insanı küçük şeyler; büyük sırlar vardır küçük şeylerin içinde. Açıldıkça açılır, boyuna posuna bakmadan. Bazen dinlendirir insanı uzaklar; uzaklığa bir yakınlığı vardır gözlerin. Gözlerin olduğu kadar gönlün de... Bazen durur tüm adımlar; adamların tembelliğinden değil, yolların düşündürücülüğünden. Öyle çetrefillidir ki, susar ayaklar da kimi zaman... Bazen sorar gözler, diller kabul etse bile. Maharet gözleri bile ikna etmektir, güzel söz söylemek değil. Bazen durur dünya, inecekler iner, sonra yoluna devam eder. Ne var ki, herkes için o duruş anı farklıdır. Kimisi içinse hiç dönmez dünya, ki o da apayrı mesele. Bazen herşeyi bir mimik anlatır, bazen gözyaşı, bazen bir kelime. Ne kadar da ağır gelir söylemek bazen bir kelime bile? Bazen bir anı, bir ömür kokar. Bazen bir daha yaşayamayacağını hisseder insan içinde bulunduğu ânı. Bazen şair olur insan, mısra kuramaz. Bazen mısra kurar insan, şair değildir. Bazen hiçbiridir, ne diyeceğini bilemeyen sıradan biridir işte... Bazen yaşadığını daha çok hisseder insan, öleceğini unutur büsbütün. Bazen yaşadığını tamamen unutur, hatta bazen her ikisini de. Bir anı bir anına uymaz derler ya insan için, ya bütün anları birbirinin aynı olsaydı? Bazen korkutmaz mı bu ihtimal insanı? Bazen korkar insan gölgesinden. Gölgesinin şahsında kendisinden. Zira kendi vücudu geçmiştir güneşin önüne. Kendi eseridir gölgesi. Bazen susar insan, dudakları çatlar susuzluktan. Bazen susar insan, söylenecek çok söz varken bile. Bazen dolar insan, kimse anlamaz. Bazen herkes anlar, kendisi kendisini anlamaz. Yalnızdır bazen insan, öyle yalnız bakar ki dünyaya... Bazen ise hiç yalnız değildir, nasıl baktığını bilirse. Bazen büyük görür insan kendini, ne acizliktir! Bazen aciz görür, ne büyük bir görüş! Bazen, "bazen" değil, "her zaman" demek gerek. Ama bilmek gerek, ne zaman? Her "bazen"in bir zamanı vardır.

|
SENİ SEVİYORUM DERKEN YALAN SÖYLEMEYİN
|
|
|
|
|
|
bir kadını ağlatmak çok zor degildir aslında. Kadınlar her şeye ağlayabilir; bir filme, bir şarkıya, biryazıya... En az erkekler kadar yani! Ama bir kadını yürekten ağlatmak zordur. Eger bir kadın yürekten ağlıyorsa, ağlatan onun yüreğine ulaşmış demektir. Ama o yüreğin değerini bilememiş olacak ki ağlatan, gözünü bile kırpmadan teker teker batırır iğnelerini yüreğe! Işte o zaman koca bir yumruk gelir oturur boğazına kadının. Yutkunamaz, nefes alamaz; çünkü o koca yumruk canını çok acıtır. Gözleri buğulanır kadının sonra. Ağlamayacağım, der içinden. Ama engel olamaz işte. Çünkü yüreğine ulaşmıştır birileri ve iğneler saplamaktadır.. Bu acıya ne kadar karşı koyabilir ki bir kadın. Ince ince süzülür yaşlar gözünden; önce birkaç damla, sonra bir yağmur seli... Ve kadın ağlar; hem de çok! Sanmayın ki gidene ağlar kadın! Gidenin giderken koparttığı yerdir onu ağlatan, orada bıraktığı yaradır. O yaranın hiç kapanmayacağını, kapansa bile izinin kalacağını bilir kadın; o yüzden ağlar. Ama bilir misiniz, ağlamak kadınları olgunlaştırır. Her damla, daha çok kadın yapar kadınları. Her damla bir derstir çünkü. Bazen kadınlar ağladığında çogu insan, ağlama niye ağlıyorsun ki, değmez onun için derler. Bilmediklerindendir böyle demeleri. Çünkü yürekleri acıyan kadınlar ağlamazlarsa, ölürler. Içlerindeki zehirdir onlari öldüren! Ağlayarak o zehirden kurtulur kadınlar, o irini temizler yaralarındaki! Çünkü bilirler, o irin temizlenmezse iltihaba dönüsür yaraları. Dönüşmemesi lazimdır oysa. O yüzden de bolca ağlarlar. Zaman geçer sonra. Kadınlar kendilerine sarılmayı öğrenirler. Umarım öğrenirler, yoksa ruhlar sapkın yollara çarpar kendini. Sapan ruhların doğru yolu bulması da yeni acılar demektir. Bunu bilir kadınlar, o yüzden eninde sonunda öğrenirler kendilerine sarılmayı... Çok ağlayan kadınlar, bir çok seyden vazgeçen kadınlardır aslında. Her damla olgunlaştırır kadınları evet ama olgunlaştıkça o safça inandıkları aşk gerçeği onların gözünde küçülür. Küçüldükçe değerini yitirir ve işte o zaman kendilerine sarılıp, yeni bir kadın yaratırlar kendilerinden. Güçlü, yenilmez, mağrur ve aşka inanmayan.. Insanlar soruyorlar çogu zaman neden bu kadar çok bekar kadın var diye; hepsi kariyer derdinde olan. Çünkü inançlarını yitirdi o kadınlar. Zamanında yüreklerine o kadar çok iğne saplandı ki, o kadar çok ağladılar ki! Artık kendilerinden başka bir doğru olmadığına inanıyorlar, o yüzden kendilerine sarılıyorlar. Çünkü biliyorlar ki sarıldıkları adamlar onları hak etmedi; hem de hiçbir zaman! Hep bir çıkarları oldu sarıldıkları adamların. Ee o zaman niye sarılsınlar ki! Niye sarılalım ki! Etrafınızda yürekten ağlayan bir kadın varsa bilin ki olgunlaşıyordur Bilin ki, gerçekleri kabul etmeye başlamıştır. Bilin ki, artık aşkın olmadığına inanmıştır. Bilin ki, sarılacak tek bir doğrusu kalmıştır. O da kim, ne diye sormayın artık. Çok ağlayan kadınlar, eninde sonunda kendilerine sarılırlar.....
      
|
*SENİ ÇOK SEVİYORUM*
Anılar karşımda dans eder gözlerin düşer yüreğime geceler sensiz gelir geçer sen şimdi uzak şehirlerde
Nasıl sevdim seni nasıl düştüm yangınlara nasıl sevdim seni nasıl kandım yalanlara
Aşkın başın almış durmaz yıllar geçiyor hasret dile gelmez yavrum dünya biliyor anlamadınki onca zamana rağmen şarkıların hepsi sana duy bak ne diyor
Seni çok seviyorum seni çok seviyorum ne olur dön
|
|
|
|
Herkesin başarıya ulaşma adında kendine göre bazı hedefleri vardır. Hedefler ne olursa olsun onlara götürücü prensipler aynıdır. İşte onlardan bazılarıyardımcı olmayacak şeyleri geçici olarak da olsa gereksiz gör Bütün benliğinle amacına kilitlen Tembellik yapma Basit ve manasız zevklerden geçici de olsa vazgeç Hep aynı şeyler yapmaktan sakın, çünkü sıkılırsın Düşüncelerini hep, ulaşacağın amaçla ilgili şeylere yönelt Canın sıkıldığı zaman hemen işinin başına koş İradesizliğe geçit verme Amacına ulaşmana engel olabilecek her şeye ilgisiz kal İraden zayıfladığında, amacına ulaştığında elde edeceklerini düşün Hatalarına hiçbir zaman kılıf arama Eksikliklerini sürekli gidermeye çalış üzerine eksikliklikler katma tamamladığın her şey sana istediğini yakınlaştıracaktır. Övgülere kapılıp işlerini aksatma Yergilerden endişelenip paniğe kapılma Ani ve düşünmeden karar vermekten kaçın Karar verirken meselenin bütün yönlerini araştır, bilen herkese konuyla ilgili her şeyi sor Karar verdikten sonra kararından dönme ki kendine güvenin sarsılmasın Kimsenin önem vermediği vakitleri değerlendir Mükemmel bir plan yapmaya değil, basit bir planı uygulamaya önem ver Karşına çıkan zorlukları mutlaka aşacağına inan Karamsarlığa kapılıp kendi kendini amaçlarından uzaklaştırma Yapılan yapıldığı anda değer kazanır şekillenir iyi yada kötü olsun Ama zamana yayarsan hem sana hemde karşındakine zararı olur Mutlaka bir gün başaracağına inan Önce dinle sonra konuş Ümitli ol Sakin ol ((((BEKLE))))
 |
  26 January
|
ANLAM YÜKLÜ CÜMLELER
YÜREĞİMİZE ANLAM KATAN TEK ŞEY KARŞILIKLI SUNUM OLAN KELİMELERİMİZDİR
İNSANLAR SADECE ANLADIKLARI KONULAR HAKKINDA KONUŞACAK OLSALARDI ÇEVREDEKİ SESSİZLİK DAYANILMAZ BİR HAL ALIRDI ...
BEDEL DEDİĞİN NEDİR
SEVDİĞİNİN SANA KESTİĞİ DİYETMİ?VARSIN ÖDE NE OLACAK YETERKİ ÇEKTİĞİN ACI KALSIN YÜREĞİNDE SEVDİĞİNİN ELLERİ VE YÜREĞİ OLSUN ACI ÇEKEN RUHUNUN EN CAN ALICI YERİNDE...NASIL BUDA (NAGİHAN'A AİT).
Devler gibi eserler bırakmak için, karıncalar gibi çalışmak lazım. (Necip Fazıl Kısakürek)
Zorlukları karşılamanın iki yolu vardır; ya zorlukları değistirirsiniz ya da zorlukları çözmek için kendinizi Phyllis Bottome
Bir mum diğer bir mumu tutuşturmakla, ışığından bir şey kaybetmez Mevlana
Gucluk kolaylikla beraberdir, kendine gel, umidi birakma! Akilli insan bilir ki, olumun arkasinda bile daha guclu bir hayat beklemektedir. MEVLANA
Hayat mucadelesi. bizi hedefe yaklastirir ve toplumda bir yerimiz oldugunu gosterir. ERNEST HEMINGWAY
Benden egerimi isteyiniz vereyim, atimi isteyiniz vereyim. Fakat vatanimdan hic kimse bir karis toprak istemesin veremem. METE
Bir insan hangi limana ulaşmak istediğini biliyorsa, onun için her rüzgar uygundur.
Sevgiyle yüceltebilmek insanı,kinine öfkene yenilmeden varedebilmek yüreğinde ne güzel bir duygu... bence en güzel yanıda bu sevginin ve en anlamlı yanı sevgiliyi yokluğundada sevebilmenin .
вєи ѕєиιи вєиι ѕєνмєвιℓмє ιнтιмαℓιиι ѕєν∂ιм:)
υиυтмαкι öℓüм єи güçℓü öğяєтмєи∂ιя
Peki nedir sevgi...? Birlikte bir gülüsü uzatmak, aciyi paylasip azaltmak belki de., [Ayni duaya el kaldirmak] Dokunmak biraz. Kanin, damarlardan akisini hizlandirarak duymak insanin sicakligini... Ayni anda görebilmek bir simsek çakimini... Ocagi birlikte üflemek isinmak için... Insan olmanin o eksikli güzelligini sezebilmek karsilikli. Tamamlayabilmek birbirini... Bir türlü önleyemedigimiz o ses, "benim onurlanacagim kadar önemli, amabenden bir adim geri..." diyorsa eger, o sesi susturabilmek... Koltuklara, halilara, kristallere, markalara gösterdigin özenin çok fazlasini gösterebilmek bir insana... Duygularini, düsüncelerini anlamaya çalismak. Özlemlerini aramak birlikte... Benim ol, ama benden bagimsiz bireyligini de koru.Oldugun gibi kal, ama çogalsin, zenginlessin içinin erdemi... Seni ilk sevdigim gün gibi sürdür kisiligini ama, durmadan geliselim birlikte... Birlikteliktir sevgi... Kimsenin kimseyi kullanmadigi... Kimsenin kimseye hükmetmedigi... Kimsenin kimseyi mülkiyetine geçirmedigi... Önce beni bekle duraklarda, sonra bekleyeni olmayan bütün yolculari... Önce benim için bir sarki söyle, sonra bütün sagirlar duysun sesini... Beni sev... Öyle sev ki, bütün insanligi kucaklasin sevgi...
Ey yolcular! Sakın aldanmayın, gördüğünüz görüntüler sadece ve sadece sizin aynadaki yansımanızdır. Aynı şekilde; hayatta başınıza gelen bütün olaylar size tutulmuş aynalardır. Onlarda sadece kendinizi, kendi duygu ve düşüncelerinizi görürsünüz
İnsanı En Kolay Ağlatan Sevgilidir.En KoLay AldatAn DoSTLARıDır.Hayatta Hiç Bişeye Güvenme Beyaz gülün Bile Gölgesi Siyahtır.
KARŞIMIZA ERKEN ÇIKMIŞ İNSANLARI YOLUN DIŞINA SÜRERKEN BİRGÜN GERİ DÖNÜP,ONU DELİLER GİBİ ARAYACAĞIMIZ IHİÇ HESABA KATIYORMUYUZ ? HAYAT HERZAMAN CÖMERT DAVRANMAZ BİZE TERSİNE ÇOĞU ZAMAN ZALİMDİR ...HERZAMAN AYNI FIRSATLARI SUNMAZ ... TOYLUK ZAMANLARINI ÖDETİR ... HOYRATÇA KULLANDIĞIMIZ ARKADAŞLIKLARIN , ESKİTMEDEN YIPRATTIĞIMIZ DOSTLUKLARIN , SAVURGANCA HARCADIĞIMIZ AŞKLARIN HAZİN HATIRASIYLA YAPAYALNIZ KALIRIZ BİR GÜN ...SENİ SEVİYORUM DİYEBİLMENİZ DİLEĞİYLE VE HAYATA HEP GÜZEL GÖZLE BAKABİLMENİZ UMUDUYLA SEVGİLER.,
***EVET ARKADAŞLAR BUNLARDA BENDEN SİZE TAVSİYE EDİLEN ANLAMLI SÖZLER BİZİ ANLATAN BİR KELİME MUTLAKA VARDIR DEĞİLMİ?ACABA BUNLARIN İÇİNDEN HANGİSİ SİZİ ANLATIYOR MERAK ETMİYORDA DEĞİLİM.. AMA TEK DİLEĞİM VAR İNŞALLAH TÜM HAYATINIZ ANLAMLI KAVRAMLARDAN İBARET OLUR .
|
|
Hep bir yerlere, bir şeylere yetişme telaşındasınız değil mi?
|
|
Hep bir yerlere, bir şeylere yetişme telaşındasınız değil mi? Hiç vaktiniz yok, "Fast live", "Fast food", "Fast music", "Fast love"... Dikte ettirilen "yükselen değerler", "in" ler, "out" lar... Buna benzer bir odada, şanslıysanız gökyüzünü görebilen bir pencere ardında bitecek hepsi.
Dostluğu klavyelerinde, yaşamı monitörlerinde arayanlar, Size sesleniyorum! Hangi tuş daha etkilidir ki sıcacık bir gülüşten ya da hangi program verebilir bir ağaç gölgesinde uyumanın keyfini? Copy-paste yapabilir misiniz dalgaların sahille buluşmasını? İçinizi ısıtan gün ışığını gönderebilir misiniz maille arkadaşlarınıza? Sevgiyi tuşlarla mı yazarsınız? Öpüşmek için hangi tuşlara basmak gerekir? Ya da geri dönüşüm kutusunda saklanabilir mi kaybolan zaman? Doğayı bilgisayarlarına döşeyenler, neden görmezsiniz bahçedeki akasyanın tomurcuklandığını? Ve ıslak toprak kokusu var mıdır dosyalarınız arasında? Koklamak, duymak, dokunmak, yok mu yaşam skalanızda? Bilgi toplumu oldunuz da, duygu toplumu olmanıza megabaytlarınız mı yetmiyor?
Müşfik KENTER
|
25 January
|
|
YAŞAMAKTAN ASLA VAZGEÇME
zaman zaman oluyor ki bir insanı insan yapan değerler hakkında derin düşüncelere dalıyorum. Bir insan düşünün ki; yaralardan, darbelerden, acılardan kendini unutmuş; bir insan düşünün ki herşeyiyle mücadele etmeyi seçmiş, kendi duvarlarını yıkan olumsuzluklardan olabildiğince uzaklaşmak için gayret gösterebilen!!!
Hangisi daha iyi olurdu? Hangisi bu güzel hayatı yaşanır kılardı?
Hepimiz türlü yolculuklar yapıyoruz hayatın içinde. Kimimiz körleşiyor, sağılaşıyor, duygusuzlaşıyor; kimimizse inadına yaşamak ve direnmek için ayakta kalmanın yollarını arıyoruz. Ne mutlu arayabilenlere, en azından pes etmeyip her türlü kilidi açmak için usanmadan bütün anahtarları deneme cesaretinde bulunanlara!!!
Birkaç gündür düşünüyorum.. Haksızlığa uğramanın ve sözlerle rencide edilmenin olumsuz etkilerini...Devrilen bir çınar görüyorum..Elimden geldiğince çırpınıyorum o çınarı yeniden hayata dönderebilmek ve mutluluğu verebilme adına...
Hadi artık arkadaşım, biraz daha çaba sarfet!!! Ama rencide edici sözlerle değil; huzuru bulabilecek, onurlu ve insanca yollarla...Sana hiç kızamadım; daima anlamaya çalıştım. Bu sabrı bu devirde bulmak zordur...Belki güzel bir arkadaşın olacak, neden kapılarını kapatıp o kapıyı yüzüme çarpıyorsun ki??
Gidenler gittikleriyle kalsınlar.. Sen yeni yolculuklar yap; keşfedilmeyeni keşfet ve erdemlerini koru. Hiçbir insan vazgeçilmez değildir; onu vazgeçilmez yaptıkça onu daima yaşatacaksın bunu unutma!!!
Sen yaşamaktan ve inadına yaşamaktan VAZGEÇME!!!
sevgiyle...Sana arkadaş elimi uzatıyorum...ve bu herkesin sahip olabileceği bir şey olabilir ama benimle değil... HEPİMİZ İÇİN GÜZEL BİR KADER YOLU ÇİZİLMİŞTİR DEĞİLMİ?ARKADAŞLAR AMA BU KADER YOLUNDA BAŞARILI OLMAMIZ İÇİN BİZE DÜŞEN 3KURALIN BİLİNÇİNDE OLMAMIZ GEREKLİDİR.......
1-İNSAN OLARAK YÜCE BİR VARLIK OLDUĞUMUZU UNUTMAMAK
2-ALAHIN BİZE EMANET ETTİĞİ BU DEĞERİ İYİYE KULANMAK
3-ONA İMAN VE İNANÇTA BİR NOKSANDA BULUNMAMAK..
| 
>>>Aşkım<<<
Yaşamak varken sevginin en yücesini Aşkın taa kendisini Aşk dedim ben bu sevdaya Her harfine bir anlam yükledim A: Sadakat Ş: Saygı K: Sevgi Ben aşkım aşkın adıyım Böyle bir sevdayı yaşamak varken Neden hep kaçtın benden Yüreğimi bıraktım avucuna Korkma sevdiğim yüreğimi koy yüreğinin yanına Ağır mı geliyor sevdam sana Korkutuyor mu ölümüne sevmem seni Korkma sevdiğim sevgim öldürmez yaşatır seni Ben sesinde hayatı buldum Gülüşün için yaşadım bu yaşanmaz hayatı Bastığım her yer kirliydi belki Kirletmedim sevdiğim ne adımı ne sevgimi Gel hadi tut ellerimi koşalım denizin mavisine İki beden bir yürek olalım Karışsın nefesin nefesime Kalbimiz aynı anda atsın …..Zaman dursun Yeni bir hayat başlasın ........Ölümüne bir coşkunun bitimsiz serinliğinde.

    

SEN GİTMEYİ BİLİRSİN BEN SEVMEYİ

| .
|
|
|
Kişi sevdiğiyle olmak ister!. Sevdiğinin hâliyle hâllenir… Sevgisi kadar, onunla yaşar!. Sevginin ne olduğunu tam olarak bilemediğimiz için, çoğunlukla, “beğeni” ile “sevgi”yi birbirine karıştırırız. “Beğeni” yanında “sahip olma” arzusuyla açığa çıkar!.Bir nesneden hoşlandığında, beğendiğin şeye sahip olmak ve üzerinde tasarruf edebilmek arzusuyla yaşarsın… Bu tüm mahlukatta çok yaygın bir duygudur!. Kimi, beğendiğini cebine sokar; kimi beğendiğine tasma takıp yanında taşıyarak onunla hava atmak ister; kimi yakalayıp inine sürükler… Her mahlûk yaradılış fıtratına göre, beğendiği üzerinde tasarruf etmek ister. “Sevmek” ise bundan çok farklıdır… Sevince, yalnızca sevdiğin için yaşamak istersin!. Yalnızca yanında olmak, yalnızca onun olmak, yalnızca onun zevk aldığıyla zevk alıp, sevmediğinden kaçmak istersin! Sevdiğin öylesine sarmıştır aklını, fikrini, ruhunu ki, her şey sana, onu hatırlatır; yanında iken bile onun içinde olmak istersin!… Yakınlık bile uzak gelir sana!… Sen kaybolursun, sende; sevdiğin kalır yalnızca, beyninde!.. Onun bakışıyla bakar, onun değerlendirmesiyle değerlendirir, onun diliyle konuşmaya başlarsın!. Gözün ondan başkasını görmez, kulağın ondan başkasını duymaz, elin ondan başkasına uzanmaz olur!. Her an sana sahip olmasını; varlığının, tasarrufunun her an üzerinde olmasını, her an seni kucaklamasını istersin!… Bedensel yakınlık bile, korkunç uzaklık gibi gelir sana; ve onunla tek bir beden, tek bir ruh, tek bir şuur olmayı dilersin!. Sevgi, fıtratın müsait ise, sevdiğinde yok edesiye yakar seni; ve gün gelir kaşında-gözünde, yüzünde-dilinde sevdiğini görürler de, “sen o olmuşun” derler! Beğenen sahip olmak ister… Seven ise sevdiğinde yok olur; feda eder her şeyi sevdiği uğruna!. Bazılarının da sevgi kokusu sürülür üstüne; “aşığım” sanır!. Ama sevdiği uğruna, fedakarlık etmeye gelince sıra, o koku siliniverir üzerinden “kopamama” sabunuyla!. Parasından kopamaz… Mevkiinden kopamaz… Yakınlarından kopamaz… İçinde yaşadığı ortamın güzelliklerinden kopamaz… “Etraf”tan kopamaz!. Derken kusurlar belirmeye başlar sevdiğini sandığının üzerinde… Eksiklikler görmeye başlar, yetersizlikler görmeye başlar… Bunlar önce acıma duygusuna dönüştürür sevgisini; uzaktan acıyarak seyretmeye başlar… Sonra tatlı bir anıya dönüşür, sevgi sandığı duyguları!. Bu tecrübe gösterir ki, onun fıtratında sevgi programı yoktur!.. Beğeniyi, sevgi sanmıştır!.. Uzaklaşma ondan gelmemiş de, karşısındakinden gelmişse, bu defa “nefret”e döner “beğeni”; ondan intikam alma duygusu gelişir içinde; ve vicdanla intikam dalgaları arasında bir o yana bir bu yana sürüklenir durur; terkedilmişliğin, uzaklaşmanın, layık olmadığını yaşamanın sanısı içinde!.. Oysa yalnızca, fıtratında olmayan gerçek sevginin sonuçlarını yaşamaktadır!. Cüzdanı için, güzelliği-yakışıklılığı için, kendisine hoş gelen huyları için, mevkii-koltuğu için, ilmi için beğenmiştir; sevdiğini sanmış; sahip olamayınca da arzusuna erişememenin düş kırıklığı içinde kopmuş; yalnızca çıkarları doğrultusunda yaşamayı tercih etmiştir… Seven ise göze almıştır kopmayı… Dışlanmayı… Paradan-puldan, namdan nişandan, dosttan akrabadan uzak kalmayı… Fıtratından gelir sevgi!. Kulluğu sevmek üzeredir!. Onunla, sevmeyi yaşamak istediği için yaratmıştır onu Yaratan… O yüzden kopar anadan-babadan; dünyadan paradan! Seven, karşılıksız sever!… Beğenen karşılığını ister!. Benim istediğim gibi yaşarsan seni boğarım sahip olduklarıma, der beğenen!.. Onun zaten fıtratında yoktur sevgi, bilmez aşkın ne olduğunu!.. Ne üzere yaratılmışsa, odur tüm meşgalesi… Karınca gibi çalışır; maymun gibi çiftleşir; aslan gibi yavrularına sahip çıkar… Ama pervane gibi sevemez!. atamaz kendini ateşe!. Sevgi sonunda yanmayı getirir!.. Beğeni ise sonunda kaçmayı!. Beğenen mahlûkat çoğunluğuna göre, “sevgi” delilikten bir türdür!.. Anlamazlar onlar, sevdiği uğruna, etraf ne derse desin deyip, her şarta katlanmayı! Ve “delillik bu” derler… Beğenme bir tür “hobi”dir!… Bazen ömür boyu sürer, bazen birkaç yıl, bazen bir kaç ay!.. Sevgi bir ömür boyudur!… Bitmez, tükenmez, bazen durulur, bazen coşar ama hiç gerilemez!. Çoğunlukla karşısındakinden yüzünü göstermesinden gelir sevgi insana!.. Bazen de özünden gösterir yüzünü O!… O zaman onlar için derler ki, “Allah”a aşık oldu!.. “Kendine seçtikleri”dir sevenleri bir çehreden!… Özünden sevgiyi yaşayanlardır, “mukarreb”leri!… Hünerlerini sergilemek için yaratmıştır herşeyi Sevmek için yaratmıştır sevilenleri!. Gözlerinde seyretmek için gözleri olarak yaratmıştır “aşk”ı yaşattıklarını!.. Avam anlamaz ve bilmez bu aşkı!. Bunun aşk olduğunu!.. Oysa gerçek “aşk” O’nun ateşine pervane gibi atılıp; varlığını O’nda yitirip; O’nun “Baki”liğini yaşattıklarıdır gerçek “aşık”lar!.. Özel bir fıtratla gelmişlerdir onlar, “aşık” olmak için!.. Yaşamları boyunca bir değer taşımamıştır dünya ve içindekiler!..
|
|
|
20 January
|
|

|
|
DOĞMAK;SABAHA GÜNAYDIN DEMEK KADAR TATLI,TÜM DERTLERDEN KURTULMAK GİBİ HUZUR VERİCİ AMA YORGUNLUK KADAR AĞIR,HAYAT GİBİ ACILARLA DOLUDUR. BÜYÜMEK;ESEN RÜZGARA DOKUNMAK GİBİ HİSSEDİLİR,ZAMAN KADAR AKIP GEÇİCİDİR.RÜZGARI GÖREMEZSİN AMA BİLİRSİN Kİ VARDIR VE HEP ONU HİSSEDERSİN.YAŞLANMAK;DİZ ÇÖKMÜŞ GENÇLİĞİMİZİN, KÜÇÜLMEKTE OLAN BEDENİMİZİN,VE ÇİLEKEŞ AYAKLARIMIZIN YÜRÜMEKTE DİRENEN PATLAMIŞ TEKER MİSALİDİR. BUNLAR DIŞINDA FARKEDİLMESİ GEREKEN OKADAR ÇOK ŞEY VARKİ,ASLINDA HEPSİ BİR ZAMAN İÇİNDE YA GÖZÜMÜZDEN KAÇMIŞTIR,YADA BAŞKA İŞLERİMİZ OLDUĞUNU DÜŞÜNEREK BU TÜR KORKUSU GİZLİ ŞEYLERİ GÖRMEMEZLİKTEN GELMİŞİZDİR.ÖRNEĞİN;NEDEN YAŞIYORUZ?NEDEN ÖLÜYORUZ?NEDEN MUTLULUK VAR?NEDEN AĞLIYORUZ?NEDEN HERŞEYİN TADI FARKLI?NEDEN ;NEDENLER BUKADAR ÇOK? BİLİYORUMKİ BAŞIMIZI AĞIRTAN SORULAR BUNLAR.AMA HEPSİNİN CEVABI SAKLIDIR BİR KENARDA.ÖLENLERE AĞLIYORUZ.ÇÜNKÜ BİLİYORUZ Kİ BİR DAHA GELEMEYECEĞİ BİR YOLCULUĞA ÇIKTI.AMA ÖLEN AĞLAMIYOR.ÇÜNKÜ O DA BİLİYOR Kİ BİR GÜN MUTLAKA BİZ ONUN YANINA GİDECEĞİZ.FARKLILIKLARA GÜLÜYORUZ;ÇÜNKÜ BU FARKLILIKLAR EĞLENMEMİZİ ,RAHATLAMAMIZI SAĞLIYOR,AMA BU FARKLILIKLARA BAZEN GÖZ YAŞI DÖKÜYORUZ.MUTLULUK DİYE BİR ŞEY KALMIYOR,HEPSİ GÖZÜNDEN AKAN SELE KARIŞIP GİDİYOR.NEFSİNE KAPILIYORSUN.VE...YAŞAYABİLMEN İÇİN,HER ŞEY FARKLI OLMAK ZORUNDA.AÇAN ÇİÇEK,YEDİĞİN YEMEK,KULLANDIĞIN ARABAN,OTURDUĞUN EV,GÜLDÜĞÜN ESPİRİLER,YÜRÜDÜĞÜN YOLLAR...VE DAHA BİR SÜRÜ ŞEY... BUNLARI YAPARKEN NEDENLER VAR HER İLİŞKİDE.NEDENİN SEBEBİ,SEBEBİN SONUCU,SONUCUN HEDEFİ GÖRÜLÜR HAYAT KİTABINDA.YAŞAMAK İSTİYORSUN.ÖLDÜKTEN SONRA BİLE YAŞAMAK.YAPTIKLARINLA SAYGI DUYULAN BİRİ OLMAK.ADININ KALICI OLMASINI İSTEDİĞİN FARKLILIKLAR YAPMAYA ÇALIŞIYORSUN.AMA YOLLAR UZAMIYOR VİRAJLARDA...DÖNERKEN SAVRULUYORSUN BİR TARAFA.VE...GÖRÜYORSUN Kİ YOLUN HEP AYNI;BÜYÜK BİR ÇÖKÜŞ VE KARA TOPRAK ALTINDA BIRAKTIKLARINI SESSİZCE BEKLEMEK. BENDEN SİZE GÜZEL BİR YAZI OKUMAK VE ANLAMLAŞTIRMAK SİZE KALIYOR:)
|
 
|
|
|
|
|
| BELKİ BİRGÜN BENİ BULAMAZSIN
Yaşamın anlamı var mı be arkadaş?... Sence hayatta yaşamaya değecek şeyler var mı?... Gelecek güzel günler var mı sen ondan haber ver bana. Kötü günler sende kalsın diyemiyorum arkadaş çünkü biliyorum kötü günler beni bekliyor ama şunu söyleye bilirim güzel günlerim hepsi senin olsun bende hiç güzel gün kalmasın çünkü güzel günler seni bekliyor.
Arkadaş yaşama sadece bir daldan tutundun mu o dal kırıldığında kendinin de düşeceğini bildin mi? İşte ben hayata sadece bir daldan tutunuyorum. Ya o dalın yeşerdiğini göreceğim yada kuruyup birlikte düşeceğimizi.
Biliyorum arkadaş o dal yeşerecek. Belki beni düşürmeyecek ama çekip giden ben olabilirim be arkadaş bunu sakın unutma. Bir gün beni yanında bulamazsan sakın üzülme, ağlama bilirsin sen ağlarken bende ağlarım. Gidişim sessiz olacak arkadaş belki geri dönüşüm olmayacak ama üzülme ben seni daima hatırlayacağım. Sen hep derdin ya her yağmur yağışında seni hatırlayacağım diye bense seni yüreğime her yağmur yağışında hatırlayacağım bilirisin yüreğimdeki yağmur hep yağar.
Benim çekip gideceğimi düşün arkadaş ama üzülme çünkü o dal yeşerecek, gür pınarların yanında büyüyecek ve ben o ağacı göreceğim ya gördükçe sevinecek ya da gördükçe üzüleceğim.
SANA DİYORUM SANA SEVGİ IZDIRAPTIR
Onsuz bir hayat düşünemiyordum, dilimle onu sevdiğimi söylesem de her bakıştığımda gözlerimle ,
onu sevdiğimi söylerdim.İşten çıkınca beni köşede beklemesini severdim.işyerinden çıkar çıkmaz pastahanenin köşesınde idi
İçimdeki sevgisi o kadar büyüktü ki hissetmezdim yağan yamuru karı. Her şeye rağmen seviyordum
onu günün birinde anladımki benim sevgim gercek onun sevgisiyse yalanmış hayatında hiç önemim
yokmuş dinlemeden bir elvada bile demeden çekip
gitmekmiş onun aşkı.POLYANACLILIKMIŞ benim ondaki adım.BİRDE HEMEN SİLİNMEKMİŞ.
BUKADAR KOLAYMI YAŞADI 3 YILI ÇOCUKÇA HEMEN HERŞEYDEN VAZGEÇTİN.HANİ ÇOK SEVİYORDUN
HANİ ÖLÜMDEN BAŞKA BİRŞEY AYIRAMAZDI SENİ BENDEN GÜLÜYORUM ŞİMDİ HALİMİZE
NE ÖLÜMÜ AİLEN GİRDİ ARAMIZA O SAÇMA SAPAN YALANLARI İLE DAĞITMASINA İZİN VERDİN
KURULAN SEVGİMİZİN BOZULMASINA.BUKADARMIŞ MEZARA KADAR DEGİLMİŞ
PAZARA KADARMIŞ İŞTE SEVGİN.KAÇMAK YAKIŞIR ANCA SANA KAÇ İÇ SIĞIN ACİZLİKLERE
birileri demişti o TAVUK BİLE KESEMEZ diye
çok doğru söylemiş ben bu doğrunun farkına varamamışım ne tavuğu be :):)
sevgisi için verdiği sözün bile arkasında duramayan sen....birde tavukmu kesecekti :)
Kendime değil sevgime yazık olmuş severken ızdırap cektirmişim onada ..

YİNE SENSİZLİK
Bir kum fırtınasında, bir sağa bir sola sürüklenen kum tanecikleri gibiyim yine bu gece.
Tüm mutluluklarımı sevinçlerimi, hayallerimi ruhumun derinliklerinde hapsettim.
Nedensiz acı çekmek, gözyaşlarımın bir sevda denizine dönüşmesini izlemek istiyorum.
Olmuyor işte, yapamıyorum yapmacık mutlu olma numaralarını.
Sensizlik kahrediyor beni. Sanki gözleri görmeyen, elleri tutmayan,
kalbi atmayan biriyim ben sensiz. Olmuyor be güzelim yine sensizim.
Hani hani derler ya bir gülücükle herşey biter. Hani hani derler ya bir bakışla özlem biter.
Hani derler ya kalpler bir attıkça mesafeler biter yalanmış be güzelim ne sensiz
tadı var buraların ne de benim.Kendimi ilacını arayıp da bulamayan hastaya benzetiyorum. Gözlerim fersiz bakıyor, edam ise bitmiş. Var olsam da bu varlığım sebebi yaşamak değil
inan yalnız ve yalnız var olduğum için var olmak.Sen de biliyorsun değil mi kalbimi
parçalara ayırdığımı,sen de biliyorsun değil mi yüreğime seni kazıdığımı,
sen de biliyorsundeğil mi sensiz olmadığımı.Sensizlik kahrediyor, düşüncelerimi bulandırıyor
hayalin,bir serap gibi her zaman o gözlerin, karşımda tenimi okşuyor sanki.
Sensizliği yaşıyorum sessizlik içinde bir tanem, bir matem havasındayım yine bu gece
sonbaharda sararan yapraklar misali, yine sararıyorum seni görmeden.
Bilmiyorum ne zaman bahar gelir, bilmiyorum bu buhran geceleri aydınlığa erişir bildiğim
tek şey var o da seni sevdiğim.

|
|
AŞK MI SUÇLU SEN Mİ
Aşk nedir?Bağlanmak mı,sevdiğinin yanında olup elini tutması mı ona sarılmak ve
hep onunla olmak mı,aşk bu mu? Aşk insanı hayata bağlayan,
insanı en mutsuz olduğu zamanlar ayakta tutan,ve hiç yalnız bırakmayan bir dosttur.
Acısı bile farklıdır.Aşk iki insanı birbirinebağlayan en güzel,
en saf bağdır.Bazan en mutsuz olduğumuz anlarda bile
Sevdiğimizin bir gülüşüyle nasılda her şeyi unutuveriyoruz.
Bazan onun için nelerden nelerden vazgeçiyoruz,kimleri karşımıza alıyoruz,
her şeyden vazgeçiyoruz sadece onun için.
Tabi her zaman iki taraflı olmuyor aşk,öyle acılar çektiğimiz
oluyor ki:geceleri uyuyamıyoruz saatlerce onu düşünüyoruz,en çokta içimizi acıtan
ona hiç dokunamamak oluyor belki de.Seviyoruz sevilmiyoruz
hayat sanki ondan ibaretmiş gibi geliyor yaşadığımız şehirde o yoksa
kendimizi çok yalnız hisssediyoruz.Bu yüzden aşka kızıyoruz
ama aşkı ayaklar altına alıp değersiz kılan da biziz, aşkın hayatımızı güzelleştirmesine
izin verende onu yücelten de biziz.Aşka gereken değeri verin.O sizi yalnız bırakmayacaktır. .Unutmayın ki hayatın kalbi aşktır.
|
|
|
|
|
SENİNLE İSTİYORUM |
Seninle yaşlanmak istiyorum. Seneler geçsin, sen beni bil, ben seni bileyım istiyorum. Benim olduğu kadar dostlarının, dostlarının olduğu kadar benim ol istiyorum. Nice sıkıntı ve zorluk yaşayıp anlatalım. Yaşayalım kı, öğrenelim hayatı ve destek çıkmayı. Birbirimizin omuzlarında ağlamalıyız. Sen çok dertlenip, içip, arkadaşlarınla eve gelmelisin. Paylaşmalı ve beraber sıkılmalıyız. Öyle ki, yalnız sıkılmak sıkmalı bizi.
Yaşayalım ki, paramız olunca sevinelim. Güzel günlerimizi, evimizde, bır şişe şarap ve pijamalarımızla kutlamalıyız. Ya da bazen dostlarla ucuz biralar içerek... Böylece yaşamalıyız işte. Sonra çocuğumuz olmalı, düşünsene, senin ve benim olan bir canlı. Geceleri ağladıkça sırayla susturmalıyız. Sen arada mızıkçılık yapmalısın. Ve ben söylenerek sıranı almalıyım. Yorgun olduğum için yemek yapmamalıyım, söylenerek yumurta kırmalısın. Hava soğukken birbirimize sıkıca sarılıp yatmalıyız.
Zaman su gibi akıp giderken, herşey yaşanmış bir hayatımız olmalı. Herşeye rağmen hiç bıkmamalıyız birbirimizden. Mutlu da olsa, kötü de olsa, yaşadığımız günler bizim günlerimiz olmalı. Saçlara düşünce aklar ya da gidince aklar, çocukları güvence altına alıp gitmeli bu şehırden.
Kavgasız, her sabah gürültüyle uyanılmayan, sessiz bir yere gitmeliyiz. Geceleri balkonda denizi seyredip, sandalyelerimizde sallanmalıyız. Eve gelip, benden kahve istemelisin. Çocuklar gelmeli zıyaretimize, geçmışteki hareketli günlerimizi anımsamalıyız...
Öyle sevmelisin ki beni, bu yazdıklarım korkutmamalı seni. Tebessümler açtırmalı yüzünde. Bir gün bu hayatı bırakıp giderken, sadece mutluluk olmalı yüzümüzde, birbirimizi sevmenin gururu olmalı \"herşeyde\".

HAYATIN TA KENDİSİDİR ASLINDA İNSAN İÇİNDE YAŞAR AMA ANLAYAMAZ GERÇEKLERİNİ VE VARKEN YOK OLUP GİDER..... 7 December
|
.
|
|
|
HEPİMİZE LAZIM ARKADAŞLAR:){SEVGİ,DOST,EŞ,ARKADAŞ=
inşallah bulursunuz böyle birini Hani, diyorum da, insanın gerçekten mükemmel bir dostu olsa... "Onu", öyle, içine sindire sindire, kocaman bir sarılsa... Ne iyi olur değil mi? Dostunuz! dostunuz var mı? Kadın yada erkek... Hiç fark etmez. Gerçek dostun cinsiyeti olmaz. Paylaştığınız birileri var mı? Var ise mesele yok. Yok ise, gidin bulun hemen! Sırlarınızı paylaştığınız... Özlediğinizi açık yüreklilikle söylediğiniz. "Canım benim!.. dediğiniz... Telefonda bile saatlerce konuştuğunuz, sıcacık biri... Onu görmediğinizde yüreğinizin "pıt pıt" attığını hissettiğiniz, bir dostunuz var mı? Dert ortağı, sohbetlerinizi paylaştığınız, yalnızlığınızı anlattığınız, sevincinizi hisseden biri... Yalnız kaldığınızı düşündüğünüzde, birilerine öfkelendiğinizde, sevdiklerinizi özlediğinizde, hayal kurduğunuzda yanınızda o var mı? Sizi hiç yalnız bırakmayan biri... Cesur, sempatik, azimli, kararlı, Arayan, soran,"Seni özlüyorum" diyen biri. Böyle bir canlı ile her şeyi konuşabilir, paylaşabilirsiniz. Yanıltmaz! Anlayışla karşılar her şeyi... Hatalar, günahlar, sevaplar... Her bir şeyi konuşabilirsiniz onunla. Hiç yalnız kalmazsınız nitekim... Böyle bir dost bulmak için fazla bir arayış içinde olmanıza gerek yoktur. O kendiliğinden çıkagelir zaten. (Elektrik olayı ..)Bir gün bir bakarsınız karşınızda... Bir de bakmışsınız sımsıcak sohbetler, derin konular, sırlar, paylaşımlar... Kimseye söyleyemediğinizi, en yakınınıza anlatamadığınız, geçmişteki izleri, geleceğe dairlerinizi, sadece ona anlatırsınız. Kadın, erkek, bir dost bulun! Ama gerçek olsun. Aradığında işinizi değil, sizi soran... Kötü gününüzde ev sahibi, iyi gününüzde kiracınız olsun. Anlatsın, konuşsun, açık seçik, korkmadan yaşasın. Güvensin! Cinsiyeti olmasın! Bir kartal kadar hain, bir maymun kadar şaklaban, bir ceylan kadar narin olsun. Doğrular söylesin. Gerçekçi olsun. Yanıltmasın, kandırmasın! İçten, sevecen, sempatik, sevdalar, özlemleri anlayabilen biri olsun. Anlasın! Ağzıyla değil, gözleriyle ve kalpten konuşsun. Yaşasın! Doya doya yaşasın, doya doya yaşatsın. Beyninden değil, yüreğinden versin. "Olsun varsın! Paylaşırım." desin. Bir dostunuz olsun. Sizi ve benliğinizdekileri paylaşsın... Dost olsun! Ama...
|
|
SEN OLMAYINCA
Geceler yine uzun yine haram En derinden kanar gönül yaram Üşüyen kalbime neyi saram Bir deli divaneyim sen olmayınca...
Ellerim nasırlaşır seni tutmayınca Kulağım mahmurlaşır seni duymayınca Gözlerim buğulanır seni görmeyince Umutsuz bir garip gibi Ölümü beklerim sen olmayınca...
Mevsimi gelmeden sararan yapraklar En verimli anında kuruyan topraklar Daha akşam olmadan kararan havalar Her şey kendinden geçti sen olmayınca...
Ne bülbülün sesi kaldı ne gülün güzelliği Leyla ile Mecnun bile unutmuşlar sevgiyi Mat bir siyah kaplamış hayatın tüm rengini Sevdalar da yalan oldu sen olmayınca...
Masmavi denizler siyaha dönmüş Parıl parıl yıldızlar bir anda sönmüş Güzel olan ne varsa bak şimdi ölmüş Hayatın anlamı yok sen olmayınca...
Her anı senle geçen bir ömür istemiştim Her şey yalandı bana bir tek seni sevmiştim Kalbimdeki duyguları yüreğine sermiştim Onları da kaybettim sen olmayınca...
|
SENİ SEVİYORUM DEMEK İÇİN GEÇ KALMAYIN
|
GÖZLERİN KAPALI OKU SEVGİLİM Beklemek mi gitmek mi oldu adın, hiç bilmedim.Gittiğim zamanların bekleyeniydi yerin, Geldiğim zamanların gideni.Kocaman uğultuların gözü yaşlı sessizliğiydi sende durmak,
sana bakmak ve belki her gelişte senden gitmek.Bir valiz dolusu kimsesizliği sırtlanmaktı.
ana gelmek; kente bırakılan yalnızlıkları umuruna bile almadan…
Yalnızlık basamak olurdu kimsesizliğime ve sen kimsesizliğim olurdun. Gelmek alacanın beyaza döndüğü bir gülümseyiş, gitmek akşam kızıllığı kaplı bir ağlamaktı
senin yüzünde ve sana her bakışta basamak basamak tırmanırdı gözyaşlarım yerçekimine
inat gözlerimden gözlerine.Sesine de sessizliğine de yoldaş ederdin kıyına gelmiş çığlıkları.
İnleyen her vapur düdüğü, yalnızlığına tecavüzdü.Sen kalabalıklaşır,ben yalnızlaşırdım... Bazen bir kaçıştın sen. İçinin duvarlarına suçumu haykırdığım. Kaçandım.Tanıktın..
İs rengi sesin ihbar ederdi beni, kimseler duymazdı…Ve ne zaman sana baksam
gözlerimden avuçlarıma kusuyorum geçmiş diye içime kilitlediklerimi. Siyah beyaz hayaletler
dans ediyor hayat ayamda. Müzik kırgın, gitar ağlamaklı Bir şarkının dizelerinden asıyorum kendimi boşluğa. Ellerin yok.Sesin gömülmüş içine.
Bağır şimdi. Bağır çağır… Sustur çığlıklarımı sana... Yan, yak.Bırakma öyle; öleyim gitmelerin ertesinde. Bil sözlerin düştüğünden beri içime, an’ ın gerçekliğinde Hak’ tı her şey. Kelimelere asılı heceler tersine döndü, gizlendi isimler. Yüreğimin kalemiyle yazıyorum; gözlerin kapalı oku sevdiğim...
|
|
|
Bedeli Neyse Ben Öderim
Bir duygunun esiri aklım, sadece delicesine yaşamak var seni seninle.
Özgürlüğün pençesinde kıvranırken düşüncelerim hep sen varsın
düşüncelerimde. Sen, gözlerimdeki hayal, bakışlarımdaki tutarsızlık, sen gecem,
sen gündüzüm gibisin. Bir yolun başındaki kararsızlığımsın. Başlamak istediğim
ama bir o kadar korktuğum bir yol. Seni istiyorum geceler boyu karşımda, korkmadan
dokunmak sana. İçimdeki yangınların ötesinde sarılmak hiç bırakmamacasına.
GİT... Git artık sen bana çok gibisin.Kahvemin kokusuna sinme,aynada seni görmek istemiyorum
Sesini de al git başımdan. Gecelerde seni istemiyorum.Yok, hayır GİTME...
Gidersen yıkılır bu gönül. Seni ister, sarhoş bir eda ile bakarken başkalarına.Yok, GİTME
Her şey senin olsun,sen bende kal lütfen.
Beni bırakırsan paramparça olur dünyam. Kurduğum sırça köşk yıkılır hayallerimle birlikte. Ama hayır GİT.Git ki sana alışmışlığım son bulsun. Artık kokunu burnumda hissetmek
ve bununla yaşamak istemiyorum. Aldığım havaya seni sığdırmak,
yediğim ekmeğe sen gibi bakmak istemiyorum. Al anılarını da çek git benden. GİTME… Gitme gidersen yok bedenim, ben yokum. Canımda can gibisin.
Senin gitmen benim yok olmam demek. GİTME bedeli neyse ben yine öderim.
            
YOLUMUZDAKİ ENGELLER
Eski zamanlarda bir kral, saraya gelen yolun üzerine kocaman bir kay
koydurmuş kendisi de pencereye oturmuştu.
Bakalım neler olacaktı? Ülkenin en zengin tüccarları, en güçlü kervancıları,
saray görevlileribirer birer geldiler, sabahtan öğlene kadar.Hepsi kayanın
etrafından dolaşıp saraya girdiler.
Pek çoğu kralı yüksek sesle eleştirdi. Halkından bu kadar vergi alıyor, ama
yolları temiz tutamıyordu.Sonunda bir köylü çıkageldi.Saraya meyve ve sebze getiriyordu.
Sırtındaki küfeyi yere indirdi,iki eli ile kayaya sarıldı ve ıkına sıkına itmeye başladı.
Sonunda kan ter içinde kaldı ama, kayayı da yolun kenarına çekti.
Tam küfesini yeniden sırtına almak üzereydi ki, kayanın eski yerinde bir
kesenin durduğunugördü.Açtı.Kese altın doluydu.Bir de kralın notu vardı içinde ..
"Bu altınlar kayayı yoldan çeken kişiye aittir" diyordu kral. Köylü, bugün dahi pek çoğumuzun farkında olmadığı bir ders almıştı. "Her engel, yaşam koşullarınızı dahaiyileştirecek bir fırsattır .."     
|
YAŞAMIN YANKISI
Bir adam ve oğlu ormanda yürüyüş yapıyorlarmış. Birden çocuk ayağı takılıp düşüyor ve cani yanıp 'AHHHHH' diye bağırıyor. İleride bir dağın tepesinden 'AHHHHH' diye bir ses duyuyor ve şaşırıyor. Merak ediyor ve - ''Sen kimsin?'' diye bağırıyor. Aldığı cevap 'Sen kimsin?' oluyor. Aldığı cevaba kızıp - ''Sen bir korkaksın!'' diye tekrar bağırıyor. Dağdan gelen ses 'Sen bir korkaksın!' diye cevap veriyor. Çocuk babasına dönüp - ''Baba ne oluyor böyle?'' diye soruyor. - ''Oğlum'' der babası, ''Dinle ve öğren!'' ve dağa dönüp ''Sana hayranım!'' diye bağırıyor.Gelen cevap ''Sana hayranım!'' oluyor. Baba tekrar bağırıyor, ''Sen muhteşemsin!''Gelen cevap; ''Sen muhteşemsin!'. Çocuk çok şaşırıyor, ama halen ne olduğunu anlayamıyor.Babası açıklamasını yapıyor: - ''İnsanlar buna yankı derler, ama aslında bu yaşamdır. Yaşam daima sana senin verdiklerini geri verir. Yaşam yaptığımız davranışların aynasıdır. Daha fazla sevgi istediğin zaman daha çok sev! Daha fazla Şefkat istediğinde, daha şefkatli ol! Saygı istiyorsan insanlara daha çok saygı duy. İnsanların sabırlı olmasını istiyorsan sen de daha sabırlı olmayı öğren. Bu kural yaşamımızın bir parçasıdır, her kesiti için geçerlidir.'' Yaşam bir tesadüf değil, yaptıklarınızın aynada bir yansımasıdır.:):)
| |

|
14 September
|
|
BUNU SİTESİNE EKLEMEK İSTEYEN ARKADAŞLARIM:
Yapacağınız işlemi anlatıyorum sizlere:
1.Blog kısmına gelip add entry tuşuna basacaksınız daha sonra çıkan sayfada HTML tuşunu tıklayarak çıkan sayfaya
<P align=center> <TABLE style="BORDER-LEFT-COLOR: #ff0000; BORDER-BOTTOM-COLOR: #ff0000; BORDER-TOP-STYLE: double; BORDER-TOP-COLOR: #ff0000; BORDER-RIGHT-STYLE: double; BORDER-LEFT-STYLE: double; BORDER-COLLAPSE: collapse; BORDER-RIGHT-COLOR: #ff0000; BORDER-BOTTOM-STYLE: double" height=578 cellSpacing=0 cellPadding=0 width=499 border=10> <TBODY> <TR> <TD width=499 background=http://i8.photobucket.com/albums/a10/semartizm/gs.jpg height=374> </TD></TR> <TR> <TD width=499 bgColor=#ffff3c height=204> <DIV style="SCROLLBAR-FACE-COLOR: #ff0000; LEFT: 306px; FLOAT: right; OVERFLOW-X: hidden; OVERFLOW: scroll; WIDTH: 497px; SCROLLBAR-3DLIGHT-COLOR: #ff0000; SCROLLBAR-ARROW-COLOR: #ffff00; SCROLLBAR-BASE-COLOR: #ff0000; HEIGHT: 202px"> <P align=center><B><FONT style="FONT-SIZE: 12pt; FILTER: glow(color=#ff0000); WIDTH: 100%; FONT-FAMILY: ????" face=Tahoma color=#ffff3c>beytullah için:))</P></DIV></FONT></B></TD></TR></TBODY></TABLE></P>
bunu aynen kopyalayıp publish entry tuşuna basıcaksınız bukadar kolay selamlar.CİMBOM FANATİKLERİ:) | 13 September
Senden bir tane daha yok bu dünyada hayat sana bir kez armağan edilmiştir ve geçen zamanı geriye çeviremiyorsun.. ve yapman gereken kendini mutlu etmektir bu dünyada, kimselere zarar vermeden…. ve bunun içinde şarttır kendini koruman…. heyecanlarının ezilmese izin vermeyeceksin… gerekçeleri ne olursa olsun ,hayallerini kırmaya kalkanlara engel olacaksın… kahkaha ve sevinçlerine sahip çıkacaksın …. seni ne mutlu ediyorsa onun peşine düşeceksin… kimseleri kırıp geçirmeden anların keyfini çıkaracaksın ..Hobilerinin başına çalınmasına izin vermeyeceksin.. . kimseleri değiştirmek gibi bir uğraşın olmayacak elbette ;ancak birilerinin seni değiştirmeye çalışmasına dur diyeceksin… verebildiğin kadarını verecek ve böylece vicdanın başında nöbet tutmayı aklına bile getirmeyeceksin. kimseyi üzmezken , seni üzmelerine de izin vermeyeceksin...Her ilişkinin temel amacı iki kişin de mutlu olmasıdır kuşkusuz. Bu olmuyorsa şayet,için acısa da bitireceksin ilişkini. seni mutsuz eden dostlarına karşı da kendini koruyacaksın’’başkaları insanın cehennemidir ‘’Sartre.bunu kulağına küpe edecek ve hayatını cehenneme çevirmeye çalışan başkalarından koruyacaksın kendini... yaşam biçimini sonuna kadar savunacaksın ısrarlı ve kararlı bir şekilde hayat senindir çünkü. ve sen kendi hayatını ,ona bakışını savunacağın için bencil olmayacaksın. .... VE VE herkesin bir yaradılış sebebi vardır değilmi önemli olan bu yaradılışı iyiliğe kullanmak ve özünü göstermektir ve bu öze yakışır şekilde hayat sürmektir:)

http://grup.mynet.com/gruplar/info/0islamiplatform
 
Seni herkesin terkettiği anda bile.. Yüceler yücesi Rabbinin Seninle olduğunu unutma..! Ne iyilik yaparsan karşılıksız yap.. Çünkü insanoğlu iyiliğe beşerce cevap verir. Oysa ALLAH(cc) Rahmanca ve Rahimce.. Hal böyle iken hangisi daha karlıdır? Hala nefsimizde çelişkidemiyiz? Iyilik yapip karşılıgı beşerden mi bekliyoruz..?? Düsün, düsün ve yine düsün.. Tefekkür maneviyata açılan bir kapıdır.. Arala kalbinin kaplarını.. Eşsiz ve hazzi bol bir seyahata çık.. Bütün herşeyi bir anda olsa arkada bırak.. Kalbine O`nun aşkını koy.. Ve sükret… Dertler birer sınavdır.. Sınavı kazanman için iki formul vardır; Sabır ve sükür.. Umide tutun… Umitvar ol… Vuslatı düsün Teselli bul.

Ne çok hatıram var seninle Rabbim Bazen uzaklara salıyorsun beni Arayıp bulayım diye seni. O zaman içinde bulunduğum karanlıklardan NUR'una yol alıyorum ''Allah müminlerin dostudur.Onları karanlıklardan NUR'a çıkarıyor''ayeti ümidim
 
ve kılavuzum oluyor. Karşıma hayeller,gölgeler çıkıyor.Yolumdan alıkoymaya çalışıyorlar. O zaman İbrahim gibi ''Ben gelip geçen şeyleri sevmem''diyorum. Bu arada mektuplarını okuyorum. Tatlı bir esintiyle geliyor sözlerin bazen Hele o baharda açan çiçekler yok mu?Hem senin güzelliğini okuyorum onlarda,hemde ,
beni güzelleştirmek,geliştirmek istediğini... Başını toprakdan çıkaran filizleri görüyorum. Sanki bana ''Sende bu dünya toprağından başını çıkar,ahiretin güzel ikliminde filizlen,
uzat dallarını cennete,ebedi meyveler ver''diyorsun. Ahh Rabbim; Bazen bunları unutup dünyaya sarıldığım oluyor. Hani neredeyse seni unutacağım. O zaman dünyayı elimden alıyorsun,dikenleriyle elimi kanatıyorsun. Sanki bana ''Senin asıl yurdun burası değil senin asli vatanın var.Seni bekleyen peygamberler,
sıddıklar,şehitler,salihler var. BEN VARIM''diyorsun. O zaman şükrediyorum sana.Beni unutmadığından,terketmediğinden dolayı. Ya günahlarım,günahda ısrarım yokmu? Ozaman bana darılmışsın gibi geliyor.Şu sözünle teselli buluyorum,ümitleniyorum.''
Rabbin seni terketmedi,darılmadı da'' O zaman dünyalar değil cennetler benim oluyor. Senin güzel isimlerini kalbime dolduruyorum.Seni herşeyden çok seviyorum.

 

|  |
|
|
|
|